‘Online öğrenime katılım örgün öğretimden daha fazla’

RGB ekranında HaberVesaire Soruyor programının konuğu olan İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Nalçaoğlu, sadece İletişim Fakültesi’nde 203 dersin online hale getirildiğini ve derslere katılımın, örgün öğretimden daha yüksek olduğunu söyledi.

HaberVesaire muhabirleri Şevval Yıldırım ve Dila Özdoğan‘ın sorularını yanıtlayan Nalçaoğlu ilk gün (23 Mart) bazı sıkıntılar yaşamakla birlikte, Bilgi Üniversitesi’nde 18 bin öğrencinin ilk haftada başarıyla online öğrenim sürecine geçirildiğini ifade etti. İlk gün öğle saatlerinde 95 kadar dersin, aynı anda, aynı sistem üzerinden online yapılmasının sistemi kilitlediğini ancak bu sıkıntının da yaklaşık yarım saat içinde aşıldığını ekledi.

Nalçaoğlu’na göre ilk haftadaki başarı sevindirici ancak online öğretimle ilgili akademiyi bekleyen zorluklar bundan sonra başlıyor. Nalçaoğlu bu zorlukları üç maddede özetliyor:

1) Uygulamalı dersler. Yüz yüze ders yapılması zorunlu olan, öğretim elemanı ve öğrencinin aynı ortamda bulunması gereken derslerin durumu belli değil. Sadece iletişim fakültesinde değil tüm üniversitede, gastronomiden, sağlık bilimlerine bu durumda pek çok ders var.
2) Stajlar. Üniversiteyle birlikte staj yapılan kurumlarda da işler durduğu için stajların nasıl yapılacağı belirsizliğini koruyor.
3) Sınavlar. Üniversite Akademik Kurulu çok yakında bu konudaki kararını öğrenclerle paylaşacak.

Nalçaoğlu böylece uygulama zorunluluğu olan dersler için dönemin online öğrenimle bitirilemeyeceğini de duyurdu; Yükseköğretim Kurulu‘ndan (YÖK) gelen bilgiye göre, online öğrenim vasıtasıyla yapılması mümkün olmayan uygulama dersleri ya da derslerin uygulamaya yönelik bölümleri için yaz aylarında yoğunlaştırılmış derslerle telafi imkanı yaratılabileceğini söyledi.

‘Korona korkusu hayatımı kolaylaştıracak’

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi RGB ekranında HaberVesaire Soruyor programının konuğu olan Psikolog Fazıl Tatar korona virüsünden korkmanın doğru ve sağlıklı bir duygu olduğunu ancak bu duygunun kişi tarafından düzenlenmesi gerektiğini söylüyor:

Korkuyu nasıl kullanabiliriz?

“Korku insanın doğuştan getirdiği temel duygulardan biri ve en temel işlevi insanı hayatta kılmak, yaşamını devam ettirmesini sağlamak. Bizi tehdit eden olaylar karşısında korku duygusuyla kendimizi korumaya çalışırız. Mevcut tehlikenin adı Covid-19 virüsü ve bu tehlikeyi gözümüzle göremiyoruz. Ancak virüsün nereden nasıl bulaşabileceğine dair bilgiler mevcut ve bunlar da insanın önlem almasına imkan veriyor. Bu korkuyu yaşayıp, gerekli önlemleri aldığımız taktirde ötesini çok fazla düşünmemize gerek yok. Ama korku duygusu, psikoloji tabiriyle ‘regüle edilemezse’, yani düzenlenemezse aşırı öfke, kaygılanma gibi farklı durumlarla karşılaşabiliyoruz.”

“Korku yatıştırılamazsa düşüncede dağılmalar başlıyor”

Bu virüsü ben kapar mıyım? Kaptığım taktirde yakınlarıma bulaştırabilir ve onun ölümüne neden olabilir miyim? Bu endişeleri yatıştıramaz ve altında ezilirsek düşüncede dağılmalar, yani doğru düşünce ve davranışlardan uzaklaşma başlıyor.”

Kütahya’da virüsün kendisine ve ailesine bulaşmasından endişe ettiği için intihar girişiminde bulunan kadının “düşünce dağılması” olarak tanımlanan bur duruma örnek teşkil ettiğini söyleyen Fazıl Tatar’a göre korkuyu düzenlemenin, onun iyi bir şey olduğunu düşünmekle başladığını söylüyor:

“Ben bu korkuyu nasıl kullanırım? ‘Bu korku benim hayatımı kolaylaştıracak‘ diye düşünmemiz lazım. Korkuyu kullanabilmemiz için onunla mücadele edecek bilgileri edinmemiz lazım. Korona örneğinde, bu bilgiler son derece yaygın, basit ve uygulanabilir durumda. Terapilerimizde danışanlarımızın, karşılarına çıkan duygu her ne ise, onunla belli ölçüde yüzleşmesini bekleriz. Örneğin bu duygu korku ise, ona biraz tahammül ettiğinizde beyin bunu işlemleyebiliyor. Korkuysa, korkuyla yüzleşmeyi beklememiz gerekiyor.”

Korku ile yüzleşmek nasıl olur?

Fazıl Tatar cevaplıyor:

“Şu an içimde bir korku var. Kendimize soralım, ‘Bu neyin korkusu?’. Korkumuzun ismini koyalım. Beynimiz yaşamaya odaklı işliyor. Korkuyla yüzleşmeyi beklemeliyiz. Beyin bu evrede devreye girecek ve bize ‘ben ne güne duruyorum’ diyecek. Beni tedbir almaya, önlem almaya itecek. Düşünceyi harekete geçirmek için duyguyu kabul etmeli ve bununla yüzleşmeliyiz. Kaçmamalıyız.”

Uzaktan eğitim faydalı olacak mı?

Koronavirüs sebebiyle kapatılan okullar uzaktan eğitim sistemine geçti. Peki bu süreçte üniversite öğrencilerinin, akademisyenlerin ve İlkokul öğretmenlerinin düşünceleri neler? HaberVs olarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerini aldık.

‘Sosyal mesafe dönemi ne zaman biter’ sorusu sorulabilir mi?

Çin’de kovid-19 salgınından kaynaklanan yasaklar kısmen kalkmaya başlasa da uzmanlara göre sosyal mesafe ve karantina gibi kavramların hayatımızdan ne zaman çıkacağını sormak için henüz çok erken.

‘Koronavirüs fırsatçıları, fiyatın haksız olmadığını ispatlamak zorunda’

e-ticaret uzmanı Levent Yurtsever’e göre Koronavirüs salgınını kullanarak haksız fiyat arttırımına giden satıcılar, ürünün normal fiyatının bu olduğunu ispatlamakla yükümlü. Aksi taktirde ceza almaları gerekiyor.

Koronavirüs: “Pandemi korkusu mu, korku pandemisi mi?”

Koronavirüs

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İlker İnanç Balkan ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Laboratuvar Sorumlusu Uzm. Yasemin Öztürk, koronavirüsle ilgili mevcut panik durumunun geçici olduğuna dikkat çekiyor. Koronavirüsten ölüm oranlarının düşük olduğunu ve gerçekleşen ölümlerin altında da çoğunlukla başka hastalıkların yattığını belirten uzmanlar, mevcut durumda en iyi önlemin bol su ve sabunla elleri yıkamak olduğunu söylüyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından 4 Mart’ta koronavirüs hakkında bir bilgilendirme semineri düzenlendi. Seminerde, Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve daha sonra Türkiye’nin sınır komşularına yayılarak kapısına dayanan koronavirüsün ortaya çıkışı, belirtileri, bulaşma yolları ve korunma yöntemleri ele alındı.

Devamını oku

Haliç’te yunus esareti devam ediyor

Eski Başkan Kadir Topbaş’ın 2013’te kapatılacağını söylediği Haliç’teki yunus gösteri merkezi, faaliyetine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin adını kullanarak devam ediyor. Sözleşmenin Ekrem İmamoğlu döneminden önce yapıldığını belirten İBB ise konuyu takip ettiklerini söylüyor.