Akdamar’a haç koyma izni

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ermeni Patrikhanesi’nin Van’ın Akdamar (Ahtamar) Adası’ndaki Surp Haç Kilisesi’ne haç asma talebinin Koruma Kurulu tarafından kabul edildiğini söyledi. Günay bu açıklamayı, kurulma çalışmaları devam eden Efes Vakfı’nın tanıtım etkinliği için geldiği İzmir’de, Atlas dergisine verdiği röportaj sırasında yaptı. Mülkiyeti Turizm ve Kültür Bakanlığı’na ait olan Surp Haç Kilisesi, restore … Devamını oku

Kültür Bakanı’nın dünü, bugünü

Prof. Dr. Talât Sait Halman geçtiğimiz hafta Kültür Yönetimi Programı’nın davetiyle İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul yerleşkesindeydi. Halman, ülkemizin kültürel değerlerini örneklerle anlattığı konuşmasını “Türkiye: Dünya Kültür Ülkesi başlığı altında yaptı. Konuşmasına güncel bir konudan, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesinden başlayan Halman, İstanbul’un bu unvanı Almanya’nın Essen ve Macaristan’nın Pecs şehirleriyle aynı anda almasından duyduğu … Devamını oku

Ertuğrul Günay: “Gevaş’taki binayı yıkmak için maddi gücüm yok”

Ağustos ayının ilk haftasında Medyakronik tarafından duyurulan iki haber, gündemde geniş yer buldu.

Bu haberlerden ilki, Van’ın Gevaş ilçesinde 1335 tarihli Halime Hatun Kümbeti’nin arkasına, kanunlara aykırı bir şekilde yapılan lise yurt binasıyla ilgiliydi. Başta Kültür Bakanlığı olmak üzere devletin ve yerel yönetimlerin hemen tüm birimleri, koruma alanını ihlal eden bu yapılaşma karşısında görev ihmalinde bulunmuştu.

İkinci ve daha büyük yankı yaratan haber ise, İstanbul’daki Marmaray Arkeolojik Kazıları’nda, kent merkezinde daha önce rastlanmayan tarihöncesi döneme (MÖ 6300-6000) ait buluntulara ulaşıldığını duyuruyordu.

Gelişmeler üzerine mikrofonumuzu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a yönelttik. Kendisiyle, geçtiğimiz hafta İstanbul’da yapılan Tarihi Kentler Birliği ödül töreni sonrasında Emirgan’daki Şerifler Yalısı’nda bir araya geldik.

Günay’a, yaklaşık yarım saat süren görüşmemizde, Gevaş ve Marmaray konuları da dahil olmak üzere aşağıdaki soruları yönelttik. Bakan, bu soruların çoğuna doğrudan cevap vermemeye özen gösterdi.

***

İlk sorumuz, en son Gevaş’ta tanık olduğumuz, yasalara rağmen korunamayan kültür mirasımızla ilgiliydi. Ertuğrul Günay, gerek bakanlığı gerekse de öncesinde kültür varlıklarına ve arkeolojiye özel ilgisini ve duyarlılığını bildiğimiz bir isim. Nitekim, Sultanahmet’te Bizans Büyük Sarayı üzerinde devam eden otel inşaatında olduğu gibi, basına yansıyan pek çok olayı, aylar öncesinden fark eden ve düzeltmek için çaba sarf ediyor. Ancak görünen o ki, bakan koltuğunda otururken bile Günay’ın bu çabası, bu tür olumsuz gelişmeleri engellemeye yeterli olmuyor. Keza Gevaş’ta da aynı şey söz konusu. Kendisine, Gevaş’taki gelişmelerle ilgili resmi bir girişimde bulunup bulunmadığını sorduk. (Video 1)

***

İkinci sorumuz, AKP döneminde başlayan restorasyon hamlesiyle ilgiliydi. Yıllardır ilgi bekleyen pek çok tarihi eserin restorasyonuna aynı anda başlanması, konuyla ilgili uzmanlaşmış yeterli sayıda firma ve eleman bulunmaması nedeniyle, pek çok sıkıntıyı da beraberinde getiriyor. Günay’a verdiğimiz örnek, geçtiğimiz yıl İstiklal Caddesi’nin döşeme taşlarını bile döşemeyen bir firmanın Süleymaniye Camii’nin restorasyonunu üstlenmesiydi. (Video 2)

***

Türkiye’nin, üniversite ve bilim kuruluşları tarafından çalışılamayan en önemli arkeolojik alanları, yatırım amacıyla özel sektöre devrediliyor. Ya da Marmaray’da olduğu gibi ulaştırma ve baraj projelerine tahsis ediliyor. Bu alanlarda, kazı yöntemleri ve zaman karşı olması nedeniyle çok eleştirilen “kurtarma kazıları” yürütülüyor. Bu kazılarda önemli eserler ya da kültür varlıklarına ulaşılması bile, alanın kaderini değiştiremiyor. Bakan Günay’a, devletin kendi yapması gereken arkeolojik araştırmaları, özel sektöre ve yatırımcılara devretmesindeki çelişkiyi sorduk. (Video 3)

***

Bir önceki soruda cevabını almaya çalıştığımız çelişkilerin en önemli örneklerinden biri, yine Marmaray kapsamında kazılan Üsküdar Meydanı. Üsküdar’da, tıpkı Yenikapı’daki kazıda Theodosius Limanı’nın ortaya çıkarılması gibi, antik bir limanın ilk buluntuları ele geçirildi. Ancak durum tam da anlaşılamadan kazı sona erdirildi. Kazı sonrasında raporlarını sunan arkeologların hemen hepsi, Üsküdar Meydanı’nın antik bir liman olup olmadığını anlayacak kadar çalışma imkanı bulamadığından yakınıyordu.

Ertuğrul Günay’a, “Bu tür tarihi mekanları ortaya çıkarmanın uzun vadede Türkiye için daha iyi bir yatırım olmaz mıydı” diye sorduk. Sorunun devamı olarak, meydandan çıkan eserlerin sergileneceği söylenen müzenin akıbetini sorduk. (Video 4)

***

Tarihi bir alanın ya da kültür varlığının geleceği, bölge koruma kurullarının verdiği kararlara göre şekilleniyor. Ancak 2005 yılından itibaren koruma kurullarının yapısının değiştirilmesi ve yerel yönetimlerin daha fazla sayıda temsilcisinin kurulda yer bulması, bilim camiası tarafından eleştiriliyor. Nitekim, 2005 öncesinde yerel yönetimlerin kurullarda bekleyen pek çok projesi, yeni kurullardan onay aldı. (Video 5)

***

Bakan Günay’a “Hasankeyf” sorunu da yönelttik. Yapımı planlanan Ilısu Barajı’nın altında kalacak olan Türkiye’nin bu tek Ortaçağ yerleşimindeki tarihi eserlerin, bir başka yere nakledilmesi düşünülüyor. Oysa arkeolojik kazıyı yürüten bilim adamlarının bile görüşü, bunun mümkün olmadığı yönünde. (Video 6)

***

Ertuğrul Günay’a son sorumuz, özellikle son bir yıl içinde daha çok gündeme gelen UNESCO’du. “Sizce UNESCO’nun kararları Türkiye için önemli midir” dedik. Günay’ın doğrudan cevap verdiği ender sorulardan biri bu oldu. (Video 7)

 

 

“Müzelerin zamlanacağı aylar öncesinden biliniyordu”

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın müze ve ören yerlerine sezonun tam ortasında yüzde 100’le yüzde 400 arasında zam yapması, bunu da zam açıklamasının ertesi günü yürürlüğe koyması, turizm acentelerini ve tur operatörlerini kızdırdı. Acenteler ve operatörler, meslek örgütleri TÜRSAB’ın (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) yerden yere vururken TÜRSAB’tan bu konuda açık ve net bir açıklama gelmedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise Medyakronik Editörü Gökhan Tan’a yaptığı açıklamada zammın aylar önce belli olduğunu, zamanında önlem almayan bir kaç küçük acentenin bir bardak suda fırtına koparttığını söyledi. Zammın yılbaşında belli olduğunu, kararın TÜRSAB ve acentelerle birlikte alındığını dile getiren Günay, acentelerin maliyet artışı diye bir durumun sözkonusu olmadığını şu sözlerle dile getirdi:
“TÜRSAB yılın sonuna kadar olan bilet ihtiyacını önceki tarihlerde yaptığı toplu alımlarla karşıladı. Sadece TÜRSAB üyesi olmayan, ferdi çalışan bir kaç turizmcinin şikayeti var onun dışında hiç bir ciddi şikayet yok”

Aniden yapılan zam tartışmasıyla birlikte TÜRSAB’ın bazı acenteleri kayırarak zam öncesinde indirimli fiyattan bilet almalarını sağladığın iddiaları ayın başından itibaren turizm sektörünü karıştırmıştı. Tartışmanın alevlendiği yer ise turizmcilerin tartışma platformu olan Tursapnet adlı mail grubu olmuştu.

Kayırma iddialarının gündeme gelmesi üzerine TÜRSAB, kayırıldığı iddia edilen acentelerin 2006’dan 18 Temmuz 2008’e kadar aldıkları bilet adetlerini yayınlamış, ancak bazı turizmciler esas alımların zammın hemen öncesinde, 20-31 Temmuz arasında gerçekleştirildiğini öne sürerek bu tarihler arasında satılan bilet adetlerinin de yayınlanmasını istemişlerdi. TÜRSAB’tan şu ana kadar bununla ilgili bir açıklama gelmedi. Ancak yine aynı mail grubunda TÜRSAB’ın isteyen tüm üyelerine eski fiyattan bilet satacağını dolaylı yollardan da olsa duyurması tartışmaların şimdilik dinmesine neden oldu.


Bakan Ertuğrul Günay: “Birkaç küçük acente fırtına kopartıyor”

Medyakronik editörü Gökhan Tan’ın müze ve ören yeri zamları nedeniyle turizimcilerin zarara uğradığı ve bu nedenle birçok günlük turun iptal edildiği yönündeki iddiaları dile getirmesi üzerine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, şu yanıtı verdi:

“Hiç bir iptal yok. Biz bu projeyi Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği ile birlikte yaptık. Sadece bakanlık ve Müzeler Genel Müdürlüğü bu projeyi yürürlüğe koymadı. Böyle bir artış yapacağımız bu yılın başından itibaren biliniyordu ve bunun tarihi de biliniyordu. Ve TÜRSAB yılın sonuna kadar olan bilet ihtiyacını önceki tarihlerde yaptığı toplu alımlarla karşıladı.

Sadece TÜRSAB üyesi olmayan, ferdi çalışan birkaç turizmcinin şikayeti var, onun dışında hiç bir ciddi şikayet yok.

Bakınız biz bu projenin öncesinde Haziran ayında Müzekart projesini ortaya koyduk. 185 müzemiz ve bine yakın örenyerimiz 20 lira karşılığında bir kartla gezilebiliyor bir yıl içinde.

Türk vatandaşları için bir kolaylık projesi ortaya koyduk. Ondan sonra döndük, yabancılar için ve Müzekart almamakta direnenler için böyle bir fiyat artırımına gittik.

Düşünebiliyor musunuz 4 Euro’ya Topkapı Sarayı veya Ayasofya gezilebilir mi? Dört yıldır hiç bir artış olmamıştı ve dünya ölçeğinde fiyatlar komik durumdaydı. Dünyada rakamlar çok daha yüksek. Lütfen kendi değerlerimizin farkına varalım.

Bazı arkadaşlar geçmişte gidip toplu bilet almamakta ısrar etmişlerse kendi önlemlerini almamışlarsa, kendi hallerini Türkiye’nin önüne fatura olarak koymaya kalkmasınlar.



Turizmciler ne dedi…

Cemal Kızıltan
(Tourismogroup başkanı ve Tursapnet adlı iletişim platformunun yöneticisi)
“Bu karar hükümetin, bakanlığın, konuyla ilgili resmi mercilerin ve meslek birliğinin birbirinden ne kadar kopuk ve bilgi paylaşımından uzak olduğunu göstermiştir. 18 Temmuz’dan sonraki bilet satışlarını yayınlasınlar diyoruz, ama yayınlamazlar. Çünkü o rakamları yayınlamaları zaten dolaylı yoldan yaptıklarını itiraf ettikleri şeyin belgesi olur.”

Abdullah Aytekin
İstanbul City Tours
“Benim sahibi olduğum İstanbul City Tours sadece müze ücretleri artışından dolayı 55 bin YTL zarar etti. Bazılarının zararı daha büyük. Kararın aslında Temmuz’da verilmesine çok sevindik fakat Temmuz’da verilen bir kararın 2009 Nisan ayında yürürlüğe girmesi gerekir. Bu kararsa bir gün sonra giriyor. Bakanlığın geri adım atmasını istiyoruz ama bu konuda umudumuz yok, geri adım atacaklarını zannetmiyoruz.”

Emre Pekin
(Pekintours)
“Dünyanın hangi uygar ve turizmle geçinen ülkesinde, yılın en yüksek sezonunun, en yüksek gününde müze fiyatlarına yüzde 100 zam yapılır ve bu zam ertesi gün yürürlüğe girer? Ve bu zamma, üyelerinin tam bir yıl öncesinden, devletine güvenerek yurtdışı firmalara fiyat verdiği acentelerine kol kanat germesi gereken meslek birliği, sayın bakanın karşısına geçip, ‘siz ne yapıyorsunuz böyle bir şey olabilir mi?’ diyeceği yerde, el altından bazı seyahat acentelerine, aman yetişin biletlerinizi şimdiden alın karlı çıkın demesi inanılır gibi değil”

Hülya İşcan
(Bora Tur)
“29.07.2008 tarihinde TÜRSAB’dan Tülay Hanım’la yaptığım telefon görüşmesinde, müze fiyatları hakkında bir duyum aldığımızı ve durumun ne olduğunu sordum.
Yanıt; bize henüz Bakanlıktan bir duyuru gelmedi, gelince sizlere duyuracağız oldu.”. Bakanlığın yaptığı beyanata göre zam kararı aylar öncesinden belliydi. Dolayısı ile TÜRSAB’ın bu durumdan haberdar olamaması pek mümkün değil.”

Onur Özer
(Mastur Genel Müdür Yardımcısı )
“Bugünden itibaren Türkiye’deki bütün ören zamlı fiyat uygulanmaya başladı. Biz bunu 2 gün önce öğrendik, bu artışı arık hiçbir yere yansıtamayız, ya zararına katlanıp gerçekleştiririz, ya da programdan çıkarırız”

Sıtkı Matar
(Novum Tour Operasyon Müdürü)
“Piyasada belgesiz ve yetkisiz yüzlerce kurum ve kişinin bile tur sattığı bir dönemde, bir yandan onlarla mücadele ederken, bir yandan da nasıl zarar etmeden turları gerçekleştiririz diye kafa yoruyoruz”

Harun Ertan
(Tui Operasyon Müdürü)
“Yaklaşık 700 kilometrelik bir turu satmanın zaten zor olduğu kesin, bir de bunun üzerine gelen ilave masraflar, bu turu programdan çıkarmamızı gerektiriyor.”

Utku Güven – Aliye Aral