Sığınaksız bir dünya!

Aralarında Mor Çatı’nın da bulunduğu 17 kadın örgütü Nevşehir’de biraraya geliyor. 19-20-21 Kasım’da gerçekleştirilecek 14'üncü Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nda kadına karşı şiddetle mücadelede önemli bir araç olan sığınaklardaki uygulamalar, güncel politikalar ve yasaların uygulanmasındaki sorunlar tartışılacak.

8 ayda 125 kadın öldürüldü

İnsan Hakları Derneği Kadına Yönelik Şiddet Raporu'na göre:
 
• Bu yılın ilk 8 ayında, 143 kadın öldürüldü
• 76 kadın cana kasteden saldırı sırasında yaralandı
• 82 tecavüz vakası mahkemelere intikal etti
• Her 100 kadından 16′sı cinsel şiddete uğradı
• 2005 yılından bu yana 4 bin 190 kadın erkekler tarafından öldürüldü
• 3 bin 320 kadın tacize uğradığı gerekçesiyle yargıya başvurdu (110 binin üzerinde kadının cinsel saldırıya maruz kaldığı fakat mağdurların yüzde 40’ının korktukları için şikayetçi olmadıkları öngörülüyor)
• 7 yıllık verilere göre, tecavüz, taciz gibi cinsel saldırı suçlarında yüzde 38 oranında artış yaşandı.

Kadına karşı şiddet, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en yaygın insan hakkı ihlallerinin başında geliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre her 10 dakikada, bir kadın kocası, sevgilisi ya da babası tarafından fiziksel şiddete uğruyor. Dahası şiddet sadece fiziksel değil; aile içi şiddetin sözel, ekonomik, psikolojik ve cinsel boyutları da bulunuyor…

Erkek şiddetine karşı en geniş katılımlı kadın platformu

1998 yılından beri her yıl toplanan Sığınaklar ve Danışma/Dayanışma Merkezleri Kurultayı’nın örgütleyicisi Sığınaksız Bir Dünya,  Kasım ayı boyunca Ethem Özgüven imzalı video ve afişlerle de şiddete dikkat çekecek. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ne kadar çeşitli caddelere asılacak olan afişlerle, televizyon kanallarında gösterilmesi planlanan videoların şiddete maruz kalan kadınlara yol göstermesi hedefleniyor.

Kampanyada yer alan uyarılar

“Her gün 5 kadın erkekler tarafından öldürülüyor, görmezden gelme, suça ortak olma” sloganının kullanıldığı afişlerin her birinde ayrı bir uyarı bulunuyor. Bu uyarılardan bazıları şöyle:

• “Bir erkek tarafından şiddete uğradığınızda polis 155, jandarma 156, sağlık kuruluşları 112, Alo Kadın Çocuk Danışma Hattı 183, Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı 0 212 656 96 96, Cumhuriyet Savcılığı, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, belediyeler, baro ve kadın örgütleri başvurabileceğiniz yerlerdir.”

• “Eğer evden hemen uzaklaşmak isterseniz öncelikle gidebileceğiniz yerleri belirleyin, önemli belgelerinizi ve paranızı yanınıza alın.”

• “Bir erkek size şiddet uyguladığında bulunduğunuz yerdeki en yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna başvurun, yaşadığınız olayla ilgili tutanak tutturun. Emniyet görevlileri tutanak tutmak zorundadır, tutmayanlar hakkında cezai işlem uygulanır. Vücudunuzdaki izler kaybolmadan muayene olmak önemlidir. Tutanak tutulmadan önce hastaneye sevkinizin yapılması konusunda ısrarcı olun. Tutanağı okumadan asla imzalamayın ve imzalı bir örneğini mutlaka kendiniz için alın.”

• “Ailenizden bir erkek size şiddet uyguladığında evinizi terk etmek zorunda değilsiniz. 4320 sayılı ailenin korunmasına dair yasa ile şiddet uygulayanı evden uzaklaştırabilirsiniz. Bunun için en yakın karakol, Cumhuriyet Savcılığı, aile mahkemesi şikayette bulunabileceğiniz mercilerdir. Yaşadığınız şiddeti anlatmanız, bu yasadan yararlanmak istediğinizi belirtmeniz gerekir. Şiddeti kanıtlamanız, bir ödeme yapmanız gerekmez. Yanınızda kimliğinizin bulunması yeterlidir. Yasa gereği şiddete uğramış kadın ve çocuklar istiyorlarsa polis birimlerince en kısa sürede sığınaklara gönderilir.”

Başka bir medyayı istemekle başlayacak her şey

Defne Devrimi’nin derin medya sorunlarını çözmesi beklenemez ama ne olursa olsun, değişim başka bir medyanın mümkün olduğuna inanmakla başlayacak. sitesinden son derece kapsayıcı ve özenle kaleme alınmış bir metinle ortaya çıktı. 9000’e yakın imzanın toplandığı kampanyayı ana akım medyanın anlı şanlı (!) kalemlerinin yüz çevirmesi ve bu harekete dudak bükmesi doğrusu kimseyi şaşırtmadı. Ancak Defne … Devamını oku

Naz Aydemir

Aralık ayında Katar’da, Dünya Kadınlar Kulüplerarası Voleybol Şampiyonu olan Fenerbahçe Acıbadem Voleybol Takımı bu kez Avrupa şampiyonu olabilmek için İstanbul’da sahaya çıkıyor. Burhan Felek Spor Salonu’nda yarın başlayacak 2011 Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali’nde iki maç kazandığı taktirde, Avrupa’nın bir numaralı kupasında şampiyon olan ilk Türk takımı ünvanını da kazanacak.Şüphesiz bu başarılar, Fenerbahçe’nin … Devamını oku

Erkekler 2010’da 217 kadın öldürdü

göre, yıl boyunca gazetelerden, internet sitelerinden ve haber ajanslarından derleyerek hazırladığı çetelelere göre, erkekler 2010’da en az 217 kadın ve üç çocuğu öldürdü, 164 kadın ve 4 çocuğu yaraladı. En az 381 kadın ve çocuk tacize, 207 kadın ve çocuk tecavüze maruz kaldı. Taciz ve tecavüze maruz bırakılanların büyük çoğunluğu çocuklardı. 23 kadının intihar ettiği … Devamını oku

Şiddetin dublörleri

Nişantaşı’ndaki City’s Alışveriş Merkezi’nin en üst katında bulunan Toprak Sanat Galerisi’ne girdiğinizde; kaşı gözü morarmış, intihara kalkışan, bağımlı ya da delirmiş kadın portreleriyle karşılaşıyorsunuz. İnsanın içi kararıyor ama amaç da zaten bu. Fotoğrafçı Ümit Karalar, insanların, bir dakikalığına da olsa empati kurabilmesini ve acı gerçeğe duyarsız kalmamalarını istiyor. “Bu projeyi, ‘Türkiye’de her gün şiddete maruz … Devamını oku

Kadınlara özel metrobüs

İstanbul’da her gün yüz binlerce insana hizmet veren metrobüslerin, özellikle sabah ve akşam saatlerinde normal kapasitesinin çok üzerinde yolcu taşıması sorunları da beraberinde getiriyor. Yoğunluk çoğu kez, sefer sıklığının 36 saniye olduğu dile getirilen bu araçlarda yer bulunamamasına neden olurken, bir şekilde binmeyi başaranlar adeta balık istifi seyahat etmek durumda kalıyor. Sıranın, düzenin ve saygının … Devamını oku

‘Fantezi’ amaçlı yapay kızlık zarı!

İnternette yapay “kızlık zarı” satıldığını öğrendiğimde bir an duraksadım ve kendime ”en sonunda bunu da yaptılar” dedim. Bu kısa süren şaşkınlığım, namus cinayetlerinin aklıma gelmesiyle yerini üzüntüye bıraktı. Cinsiyetçiliğe dayalı namus anlayışı, bekâretin hala tabu olduğu ülkelerde ilginç ürünler ortaya çıkmasına neden oluyor. Seks yapmanın sadece erkeklerin tekelinde olduğunu düşünen, kadının seks yapma özgürlüğünü elinden … Devamını oku