Taksim'e çıkan İnönü Caddesi'ndeki barikatlar otoriteyi “işgal” ruhunu okşuyor belki: “Yol bizim, meydan bizim!” Ama artık sadece insanları ve direnişi yaralamaya hizmet ediyor.
İstanbul Taksim Gezi Parkı'na 31 Mayıs cuma sabaha karşı polisin yaptığı müdahale sonrasında yaşanan ve Türkiye çapına yayılan halk ayaklanması üç gün boyunca HaberVs muhabirleri ve editörleri tarafından İstanbul'da değişik noktalarda izlendi. >Aşağıdaki fotoğraf ve videolarda İstanbul'da yaşananlardan küçük de olsa bir kesit bulacaksınız.
İki polis 1 dakika içinde 10 adet gaz bombası atabiliyor! 1 Haziran 2013 Beşiktaş (Video: Ertan Önsel)
Fotoğraf: Hüseyin Aldemir Polis üç gün boyunca biber gazını sınırsız olarak kullandı. İçişleri bakanlığının “konuyu inceliyoruz” açıklamasından ise henüz bir sonuç yok (Fotoğraf: Hüseyin Aldemir)
Fotoğraf: Hüseyin Aldemir Elmadağ Divan Otel'in önü (Fotoğraf: Hüseyin Aldemir)
Çarşı içinde çatışma 2 Haziran 2013 (Video: Ertan Önsel)
Fotoğraf: Gökhan Tan Dolmabahçe, 3 Haziran 2013 saat:02:00 polisin yoğun saldırı anı (Fotoğraf Gökhan Tan)
Fotoğraf: Gökhan Tan Beşiktaş Meydanı'nda 3 Haziran 2013 sabaha karşı çatışma sonrası (Fotoğraf Gökhan Tan)
Beşiktaş Barbaros Bulvarı, 2 Haziran 2013 (Video: Ertan Önsel)
Fotoğraf: Hüseyin Aldemir İstiklal Caddesi 31 Mayıs 2013 (Fotoğraf: Hüseyin Aldemir)
31 Mayıs 2013 Beyoğlu Mis Sokak (Video: Güventürk Görgülü)
Fotoğraf: Gökhan Tan Taksim Meydanı, 31 Mayıs 2013 iki fotoğraf arasında yalnızca 10 dakika var. (Fotoğraf: Gökhan Tan)
Yayalaştırma çalışmaları nedeniyle şantiyeye dönüşen Taksim Meydanı üç yıl sonra tekrar işçilere kapandı. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, tıpkı dört yıl önce şimdiki İçişleri Bakanı Muammer Güler ve İstanbul Emniyet Müdürü Celaleddin Cerrah gibi basının karşısına çıkarak İstanbul polisinin “marjinal gruplar” karşısındaki başarılarını anlattı.
Sabah saatlerinde Şişli'de DİSK'in çağrısı üzerine toplanan sendikalar ve çeşitli siyasi partiler, Beşiktaş'ta da CHP ve çeşitli siyasi parti ve gruplar 1 Mayıs kutlamaları için Taksim'a doğru yürümek üzere toplandı. Şişli'de yürüyüşü engelleyeceğini açıklayan emniyet güçleri, önce DİSK Başkanlar Kurulu ile kısa bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, emniyet müdürleri işçi sendikalarının 50 kişiyle Taksim'e çelenk bırakabileceklerini söyledi. Ancak sendikalar bu öneriyi kabul etmeyince polis toplanan gruba çok sert biçimde müdahale etti. Şişli ve Beşiktaş'ta polisin sert müdahalesi üzerine çatışmalar saatlerce sürdü. Şişli'deki DİSK Genel Merkezi'ne polisin gazlı saldırısı sonucu yaralananlar oldu. Beşiktaş'ta da Barbaros Bulvarı'nda yapılan 1 Mayıs kutlamalarında “Dağılıyoruz” anonsunun hemen sonrasında yine polisin saldırısı sonucu yaralananlar oldu.
Yaklaşık 80 kişinin gözaltına alındığı ve toplam 25 kişinin de yaralandığı gösterilerin sonunda İçişleri Bakanı Muammer Güler, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın olayları “Marjinal Gruplara” bağlayarak emniyet güçlerinin görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiğini açıkladı.
HaberVs görsel haberler editörü Ertan Önsel tarafından çekilen videoda, polisin Şişli'deki DİSK kortejine müdahalesi sonucunda Önsel'in biber gazından etkilenerek fenalaşması ve baygınlık geçirmesi de görülüyor.
Kadıköy kutlamaları
Kutlamaların bir diğer adresi ise Kadıköy’dü. Türkiye Komünist Partisi (TKP) tarafından düzenlenen Kadıköy İskele Meydanı’ndaki mitinge Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Mühendisler ve Mimarlar Cephesi, Spor Emek-Sen, Metal İşçileri, İnşaat ve Yapı İşçileri Derneği ile birlikte birçok lise ve üniversite örgütü katıldı. Öğrencilerin yoğun olduğu miting Avrupa yakasının aksine olaysız geçti.
Altıyol’dan Kadıköy Rıhtımı’na doğru oluşturulan kortejde üniversite örgütlenmeleri tek tek alana girdi. Göstericiler Edip Akbayram ve Selda Bağcan’ın şarkılarıyla coştu. Hükümet aleyhinde atılan sloganlar bir an olsun dinmedi.
Mitingte Aleviler, işçiler, kadınlar, liseliler ve üniversiteliler beş ayrı kürsü kurdu. Alevi Kürsüsü’nde konuşma yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden bir üye, AKP’nin barış sürecine destek vermediklerini belirterek Alevilerin Pir Sultan Abdal gibi padişaha karşı direndiklerini, bugün ise AKP’nin sofrasına oturmayarak iktidar partisine karşı direneceklerini ifade etti.
İşçi Kürsüsü’nde ise taşeron işçiliğe karşı çıkan göstericiler sendikal hak arama mücadelesinin önemine değindi. İşçi cinayetlerinden, çalışma koşullarına kadar birçok sorun dile getirildi.
Haldun Taner Tiyatrosu’nun önüne kurulan sahnede birçok isim söz aldı. TKP Merkez Komitesi Üyesi KemalOkuyan tek çarenin sosyalizmde olduğunu söyledi. Birçok sol örgüt ve sendika Taksim meydanına çıkmak isterken kendilerinin neden Taksim’e gitmediklerini de “meydan mücadelesi değil, sınıf mücadelesi” yaptıklarını belirterek cevapladı. Türk-İş Genel Başkanı’nın olacağı bir ortamda işçi sınıfının sesinin duyulamayacağını söyleyen Okuyan, sermaye sınıfı ve patronlarla uzlaşanların eşitliğin ve özgürlüğün sesi olamayacağını da ekledi.